GÜLE GÜLE ŞAFAK ÖĞRETMEN 

Eklenme Tarihi: 10.06.2011 17:13
GÜLE GÜLE ŞAFAK ÖĞRETMEN GÜLE GÜLE ŞAFAK ÖĞRETMEN

Ataması yapılmayan öğretmenlerin sembol ismi Şafak BAY tedavi gördüğü GATA'da hayata veda etti.

Kanser hastalığıyla mücadele eden, Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu'nun kurucusu ve sözcüsü Şafak Bay tedavi gördüğü GATA'da yaşamını yitirdi.

İşte Şafak BAY'ın kendisini anlattığı yazısı...

ŞAFAK BAY, Yaş :26

2005 senesinde üniversite son sınıfta Kpss'ye hazırlandığım dönemde yoğun stresten olduğunu düşündüğüm kemik kanserine yakalandım. Şimdiye kadar tam 6 senedir 30 kür kemoterapi ve yoğun radyoterapi aldım.

5 defa ağır ameliyat geçirdim. Bacağımda ve omzumda protez var. Akciğerlerimin bir kısmı alındı ve kök hücre nakli oldum. Ama ben her Kpss döneminde sınava hazırlık aşamasında kanser hastalığına tekrar yakalandım.

Öğretmen olmak en büyük hayalimdi ama şimdi en büyük korkum öğretmen olamadan ölmek oldu; hem de öğretmen olabilmek adına??..

Bu 6 senelik dönemin sonunda doktorlar tedavimi bıraktılar ama ben ne yaşam mücadelemi ne de öğretmenlik hayalimi bıraktım. 2009'da Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu'nu kurdum.

Türkiye dönem sözcüsü oldum. 2009 yazında 3 günlük açlık grevi yaparak, öğretmen olmak istediğimi, benim gibi 400 bine yakın insanın açık olmasına rağmen öğretmen olamadığını, ücretli öğretmenliğin öğretmenleri onursuzlaştırmak olduğunu haykırdım. Sonrasında geçen 1 sene hem bunun hem de tedavimin alternatiflerini bulmanın yollarını aradım. Dünyanın her yerindeki kanser merkezlerine ulaştım. Almanya, İngiltere, İtalya, Romanya, Avustralya, Küba, İsrail ? ama sadece Amerika'da bir tedavi olduğunu ve bunun bedelinin belki de 1 trilyonu bulabileceğini öğrendim. Bırakmak istemiyordum. Ataması yapılmayan arkadaşlarım, diğer öğretmen arkadaşlarım, ailem ve de çevremin desteğiyle sanatçı arkadaşlarımın da duyarlılığı sonucunda bir kaç konser yaparak parayı çıkarmaya çalıştım ama olmuyordu. Parayı çıkaramadık. Bu arada görüştüğüm birçok kişiden yardım edemeyecekleri cevabını aldım. Kemal Kılıçdaroğlu, Oktay Vural, Cevdet Erdol (sağlık komisyonu başkanı), dolaylı olarak M.E.Bakanı Nimet Çubukçu? Bu beni yıldırmadı.

Bir gün Beyazıt Öztürk'ün Mersin'de bir gösterisi sırasında arkadaşlarımın yardımlarıyla salona girip Beyaz'a durumumu herkesin önünde anlattım ve kendisi beni programına davet etti. 2 hafta sonra programına çıktım ve derdimi anlattım, o sırada Uğur Dündar, Yılmaz Özdil ve Gülben Ergen konuktu. Herkesin dikkatini çekti çığlığım, Gülben Ergen konser sözü verdi. Birçok sanatçı telefonla katılarak konser sözü verdi. Gülben Ergen yapılacak bir anaokuluna benim adımı vereceği sözünü verdi. Bunlar benim için çok büyük ve güzel şeylerdi. Bir kaç gün haberlerde çıktı Akartürk Organizasyon bir konser düzenledi. Gülben Ergen, Deniz Seki, Mustafa Ceceli, Nihat Doğan, Tarık Mengüç, Erdal Erzincan, Sabahat Akkiraz, Belkıs Akkale'nin de bulunduğu 26 sanatçı ortak konser verecekti. Bütün para çıkacaktı. Her şey çok güzel giderken konsere 5 gün kala toplam 23 biletin satılmış olması tam bir hayalkırıklığı yarattı. Tam olarak 3000 sanayici ve vergi rekortmenine ulaşıldı ama maalesef sadece 1 tanesi 20 bilet alma sözü verdi. Her biri 250 lira verseydi tedavim mümkün olacaktı. Konser iptal oldu ve satılan biletlerin vergisini de kendi cebimden vererek konser olayını kapattım. Beyazıt Öztürk Denizbank'tan sponsor olmalarını isteyeceğini söyledi ve yardımcı oldu ama Denizbank'tan sadece 1.000 lira gelmesi morallerimizi iyice bozdu. Bu süreçte daha önce sadece kalça ve akciğerde olan tümör kaburga ve kalçamda da çıktı. Uyuyamaz hale geldim ağrılardan günde 100 mg morfin alarak hayatımı devam ettiriyorum. Uyuşturucu bağımlısı oldum ve şu an kullanmadığım zamanlar elim ayağım titriyor, ölecek gibi oluyorum. Zaten ağrılardan dolayı bu bantları kullanmadan bir an duramıyorum. Her şey bitiyordu artık umudumun çok azaldığını düşünmeye başlamıştım hastane randevum yaklaşmıştı.

Pasaport çıkardım ve vize için başvuru yaptım. Hastaneden aldığım bilgiler doğrultusunda vizenin bana 1-2 günde verileceği söylendi. Konsolosluktan randevu verildi, vizenin verileceğini düşünürken bana 1-4 hafta arasında bilgilendireceklerini, ABD'den idari soruşturma yapılacağını bildirdiler. Artık hiçbir şey istediğim gibi gitmiyordu. Bu durumda ölmem olası bir şeydi ve ben evde sessiz sedasız ölmek istemiyordum.

Yetkililerin, vatandaşların, büyükelçiliğin bu kadar duyarsız olmasına tepki vermeliydim ve Abdi İpekçi parkında süresiz açlık grevi yapma kararı aldım. Abdi İpekçi Parkı ya benim yeni miladım ya da mezarım olacaktı.

1.gününde basın ilgiliydi, vatandaşlar da fakat akşamında basında nerdeyse tek bir haber çıkmadı. Açlık grevi yapan, kanser hastası bir öğretmen olmama ve havanın kötüleşmesine rağmen çadır açmama izin vermediler. Açlık ve soğuğun da etkisi ile fenalaşıp hastaneye kaldırıldım. Hastaneye kaldırılmadan bir saat kadar önce parkta benim oturduğum köşedeki sokak lambasının bozulması da ayrıca manidardır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen kararlıydım ve devam ettim. Hiçbir şey yemeden, sadece sınırlı bir şekilde sıvı alarak ve de kemoterapiyi bırakmış bir halde. 2. gün (İhd) İnsan Hakları Vakfı ve Türk Tabipler Odası destek için basın açıklaması yaptılar. Konu ile ilgileneceklerini ve hayatımı tehlikeye attığımı söyleyip açlık grevine son vermemi rica ettiler ama benim kaybedecek hiçbir şeyim kalmamıştı.

Evimde bekleyip kanserden öleceğime, yaşamak için elimden gelen her şeyi sonuna kadar yaparak onurumla ölecektim. Sendikalar ziyaretlerini arttırdılar, basının ilgisi arttı. Çünkü kararlıydım ve herkese bunu gösterdim. 3.günün akşamında durumum iyice kötüye doğru gitti ve fenalaştım. Hastanede arkadaşlarım Sn. Abdullah Gül'ün twitter'dan geçmiş olsun mesajı yazdığını ve Sağlık Bakanlığı'na gerekli talimatı verdini söyledi.

1 saat sonra Sağlık Müdürlüğü yetkilileri geldi ve Sağlık Bakanı'nın beni Amerika'ya göndereceğini ilettiler, ben de açlık grevini bıraktım. Numune Hastanesi'ne yatırıldım, destekleyici tedaviler yapıldı ve tedavim için gerekli rapor çıktı. Şu an Dışişleri Bakanlığı'nın onaylaması bekleniyor. Ama bu benim için yeterli değil. Ben eğer vize alamazsam- ki 1 ayı geçti hala alamadım- bir işe yaramayacak. 17 Ağustos'ta yeni bir randevu aldım bu 3. randevu alışım ve ayın 6'sında randevuyu onaylamam gerekiyor ama vize verilmeden onaylayamam. Randevuyu teyit edemezsem de en az 1 ay sonraya atacaklar. Sadece 5 gün içinde vizeyi almam gerekiyor. Ama maalesef henüz Egemen Bağış dışında Dışişleri'nden bir yetkili kimse elini atmadı.

Cumhurbaşkanı özel kalemine ulaştım, kendisine basının merak ettiğini ve yardım edilip edilmeyeceğini sordum. Kendisinden gazetecilere istediğini söyleyebilirsin cevabını aldım. Sağlık Bakanlığı özel kalemi bizim yapacağımız bir şey yok dediler. Herkes topu birbirine atıyor. Egemen Bağış'ın sekreteri de çaba sarf etti ama hala sonuç yok. Anlaşılacağı gibi kimse vize için sonuca götüren bir hamle atmış değil. Benim bu konuda en büyük beklentim M.E. Bakanı Sn. NİMET ÇUBUKÇU'nun destek vermesiydi ama "geçmiş olsun" mesajı dahi almadım. Halen bekliyorum. Cumhurbaşkanı'ndan, Sağlık Bakanı'ndan, M.E. Bakanı'ndan ve Dışişleri Bakanı'ndan vize için yardım bekliyorum. Yoksa kısa bir zaman sonra yaşamım sona erecek ve ben, bu kadar kamuoyu yaratmış ve herkesin sorunundan haberdar olduğu bir öğretmeni olarak bu ülkenin utancı olacağım.

Kaynak:
Bu Sayfa 2879  kez okundu.

Bu sayfa ile ilgili yazılan son 30 mesaj/yorum
GönderenKonuMesaj-Yorum-Haber
aaaaaa
2011-06-16 14:20:07
iiibunun hesabını öbür dünyada verirler inşallah...
edebiyatçı
2011-06-13 14:41:19
mekanın cennet olsun hocambiz hangi gelişmişlikten bahsediyoruz. diyorlar ki çok kısa bir zamanda dünya lideri bir ülke olacağız. pekala nasıl? bu şekilde mi? ülkemizde eğitime ve eğitimciye ne kadar değer verildiği apaçık ortada.toplum olarak bu utanç bize yeter.
coğrafyacı
2011-06-11 01:58:02
hocambu mu hocam direndi peki bitirdik mi herşeyi. yaşamak için direndi. atanamayan öğretmenler için direndi. bütün siyasiler, herkes söz verdi, kimse ardında durmadı. şimdi yine söz bizde atanamayan öğretmenlerde.. mekanın cennet olsun hocam..
bulutnet
2011-06-11 01:28:20
jet ambulanssayın başbakan çıkıp jet ambulanslardan bahsediyor. bıraksın bu işleride önce bir vize işleminin nasıl yapılacağını öğrensin. şafak hocama allahtan rahmet ailesine sabır diliyorum.
güle güle
2011-06-11 00:15:16
allah rahmet eylesinallah rahmet eylesin çok üzgünüm şuan allah ailesine ve sevdiklerine sabır versin
mehmet
2011-06-10 19:25:18
allah rahmet eylesin!kendisine allahtan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum.
güle güle
2011-06-10 19:09:18
bi canımız kaldısen bizim sözcümüzdün..ama koltuk sevdası bunları öyle bir hale getirmiş ki!!!!!!!!!!gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar..bizi uyuttular sen uyumamak için elinden geleni yaptın..ama görecekler..pazar günü senin ve bizim günahımızı çekecekler..
garibanlar
2011-06-10 17:40:07
ruhun şad olsun.öncelikleşafak meslektaşıma allahtan rahmet diliyorum.herhalde bakanımızda bu öğretmenimizin bu ölümüne son derece üzülmüştür.bakanımız bu öğretmenimizin aziz hatırası için 14270 öğretmene verdiği sözü gerçekleştirmelidir.saygılarımla
ne yapmak
2011-06-10 17:39:16
ne yapmak lazıminanmak çok zor kpss terörü 1 can daha aldı.başımız sağolsun