Merak Edilen Sorular ve MEB Kurmaylarının Cevapları 

Eklenme Tarihi: 03.03.2011 00:22
Merak Edilen Sorular ve MEB Kurmaylarının Cevapları Merak Edilen Sorular ve MEB Kurmaylarının Cevapları

Abbas Güçlü'nün MEB Kurmaylarına yönelttiği sorular ve cevapları:

A.G.: Bakan Çubukçu çok kesin bir dille ara atama dönemi olmayacağını açıkladı. Ama hala umutlar kesilmemiş olacak ki, ortalıkta çeşitli senaryolar dolaşıyor. Seçim öncesinde mutlaka bir atama yapılacağı yönündeki iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Bunu Maliye'ye dayandıranlar da var, başka makamlara dayandıranlar da. MEB'de bu yönde size gelen bir duyum ya da bu yönde bir çalışma var mı?

MEB: Sayın Bakanımızın Ağustos'a kadar atama olmayacağı yönünde kesin açıklamaları var. Bizi bağlayan odur. Onun dışındaki söylentiler ya da gelişmeler konusunda hiç bir bilgimiz de yok, ön hazırlığımız da. İleride bir gelişme olursa, elbette onun gereği de yerine getirilir. Ama şu an için kimsenin bir beklentiye ve umuda kapılmasını gerektirecek bir durum bizim açımızdan gözükmüyor.

A.G.: Peki Ağustos'ta bir artırım yoluna gidilebilinir mi? 50 bin değil de 60 ya da 80 bin olabilir mi?

MEB: Bu konuda da şimdiden ne söylense yalan olur. En iyisi bekleyip görmek.

A.G.: Şubat'ta özür grubunda bulunan 2 bin sözleşmelinin atamasının yapılacağı duyurulmuştu. Ama bu konuda hala şikayetler söz kunusu. Atama yapıldı mı? Açıkta kalanlar var mı?

MEB: Tabi ki atama yapıldı. 70 bin sözleşmeli kadrosuna ek olarak Maliye ek 2 bin 75 kadro daha verdi. Açıkta kalan sadece 19 kişi var. O da sanıyorum İzmir, Bursa ve Adana'da diğer tüm öğretmen arkadaşlarımızın istekleri yerine geldi.

A.G.: YÖK Başkanı Özcan en fazla ihtiyacın okul öncesi öğretmenliği olduğuna yönelik bir açıklama yaptı. Bu doğru mu? İlk atama döneminde en fazla atama hangi branşlarda olacak? Şu an için en fazla ihtiyaç duyulan alanlar hangileri?

MEB: YÖK'ün ve bizim de üyesi bulunduğumuz Öğretmenlik Komitesi'nde bu konular konuşuluyor ve ihtiyaca göre yeni düzenlemeler yapılıyor. İhtiyaçlar açısından olaya bakıldığında en fazla ihtiyaç 24 bin öğretmenle Rehberlikte. Ama bu kadar potansiyel aday bulunmuyor. Ya yeni mezunlar beklenecek ya da başka çözümler üretilecek. İlgili bölümlere yönelik kontenjan artışı da bu formüllerden birisi. İkinci sırada 12 bin öğretmenle sınıf öğretmenliği geliyor. Bilişim de ön sıralar da yer alıyor. Zihinsel Engelliler öğretmenliği de...

A.G.: Bilişim öğretmenlerinin çok fazla sıkıntıları var. Yeterince alım yapılmadığından yakınıyorlar. Ders saatleri azaltıldı, bazı sınıflarda da dersler kaldırıldı. Gözden düştük diyorlar. FATİH projesi onlara yönelik alımı artırır mı?

MEB: Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Onlara olan ihtiyaç hiç azalmayacak. Ciddi anlamda alım yapılmaya devam edilecek.

A.G.: Almanca ve Fransızca öğretmenleri de çok dertli. Kendilerine yönelik çok az alım yapılmasından şikayetçiler. Klasik liselerin anadolu lisesine dönüşmesi onları da etkiler mi?

MEB: Kesinlikle artı bir gelişme olacaktır. Seçmeli ders sayısı arttıkça onlara olan ihtiyaç da artacaktır

A.G.: Peki onca yeni anadolu lisesi açıldı bu İngilizce öğretmen alımında patlama yaratır mı?

MEB: Evet İngilizce öğretmenine olan ihtiyaç çok olacak ama bir patlama olanaklar ölçüsünde mümkün değil. 50 bin öğretmen alınacak ve bu 50 branşa dağıtılacak. Birinin çok artması demek diğerlerinin azalması anlamına geliyor. Bu yüzden makul dengeler göz önünde bulundurulacak.

A.G.: Resim, Müzik, Beden Eğitimi öğretmenleri de haklı olarak isyandalar. Neredeyse hiç atama yapılmıyor diyorlar. Onlara yönelik bir iyileştirme söz konusu olabilir mi? Sanat ve sporsuz bir eğitim olabilir mi? Öğrenciler nasıl rahatlayacaklar?

MEB: Son yılların atama dağılımlarına bakıldığında belirli oranlarda atama yapıldığı görülecektir. Hiç atama yapılmıyor söylemi, doğru değil. Elbette daha fazla alım yapılsa daha iyi olur ama bütün branşlar öneml

A.G.: Ağustos'a kadar bir atama olmaz ve Ağustos'ta 50 bin alım yapılırsa. Kadroya geçen sözleşmelilerin yerine yeniden sözleşmeli alımı yapılacak mı?

MEB: Bugüne kadarki uygulamalar bu yönde oldu. Yine aynı şekilde devam edecektir. Yani kaç sözleşmeli öğretmen kadroya geçtiyse, o kadar yeni sözleşmeli öğretmen alınacaktır.

A.G.: Peki sözleşmeli öğretmenlere verilen sözler var kesinlikle kadroya alınacaksınız denilmişti. Hala bir gelişme yok. Seçimden önce ya da sonra kadroya alınmaları konusunda bir gelişme söz konusu mu?

MEB: Şu an için bu yönde bir çalışma bulunmuyor. Bu hükümetin vereceği bir karar. Arkadaşlarımızın kadroya alınmalarına biz de çok seviniriz. Ama sadece öğretmenler yok. Başka kurumlara bağlı personel de var. Sıkıntı onlardan kaynaklanıyor. Sadece öğretmenler olsaydı çoktan çözülmüş olurdu.

A.G.: Sözleşmeli ya da ücretli öğretmenlerin, görevde kaldıkları bu süre, zorunlu hizmetten sayılacak mı?

MEB: Ücretliler için söz konusu değil ama kadroya atanan sözleşmeli öğretmenler için bu yönde bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz. Yönetmelikte bir düzenleme yaparak tek öğretmen olarak görev yapan, idareci pozisyonunda olan, askere giden öğretmenlerin yerine görev yapanlar gibi belirli koşulları taşıyanların görev yaptıkları bu süreler, kadroya atandıklarında zorunlu hizmet süresine eklenebilir. Çalışmalar bittiğinde kamuoyu ile paylaşacağız.

A.G.: Felsefe, Mantık, sosyoloji öğretmenlerinin Rehber olarak atanmalarına yönelik çalışmalarınız söz konusuydu. Bu konuda bir gelişme var mı? Beklentisi olanlar da var karşı çıkanlar da orta bir formül nasıl bulacaksınız?

MEB: 74 ve 80 nolu Talim TerbiyeKurulu kararları, felsefe ve mantık grubu öğretmenlerinin rehber olmalarına olanak sağlamıyor. Zaten onlar da yargıya başvurarak karşı çıktılar. Ama YÖK'ün bu konuda yapacağı bazı düzenlemeler yeni mezunlara bu kapıyı aralayabilir. Örneğin pedogojik formasyon derslerinin yanı sıra mesleki dersler de konulabilinir. Böylesi bir karar değişikliğini yapıp yapmayacığı YÖK'e ve onlara yapılacak tavsiyelere bağlı Öğretmenlik Komitesi'nde bu konular da görüşülüyor. Ama arkadan da Edebiyatçılar Türkçe öğretmenliğini başkaları da başka branşlara atanmak istediğinde sorunlar yaşanıyor. Ancak ihtiyaçlar doğrultusunda her türlü olasılıklar da düşünülüyor.

A.G.: Okul öncesi öğretmenliği açığını kapatmak için iki yıllık ön lisans programı mezunlarına yönelik tamamlama programı uygulanacağı açıklanmıştı ama arkası gelmedi. Bu konudaki gelişmeler hangi noktada?

MEB: Bakanlığımız bu konuda YÖK'e istekte bulundu. YÖK de çalışma yaptığını açıkladı. Ama şu anda henüz bu konuda alınmış bir karar yok. Okul öncesi eğitim genel müdürlüğümüz konunun takipçisi...

A.G.: Mesleki teknik öğretmenlerin sıkıntısı hiç bitmiyor. Klasik liselerden bir bölümünün meslek lisesine dönüştüğünü hepimiz biliyoruz ama gözler görülür bir artış yok atamalarda hala. Oysa sık sık onlara yönelik pozitif ayrımcılıktan söz ediliyordu. İlk atama döneminde ciddi bir alım söz konusu olabilir mi?

MEB: Son bir kaç atama döneminde ciddi bir iyileşme olduğunu kimse göz ardı edemez. Okul sayısına paralel olarak öğretmen alımı da tabi ki artacak. Mesleki eğitime yönelik pozitif ayrımcılık bakanlığımızın önceliklerinden birisidir. Zamanla bunu herkes çok daha net görebilecek

Abbas güçlü

Kaynak:abbasguclu.com.tr
Bu Sayfa 2635  kez okundu.

Bu sayfa ile ilgili yazılan son 30 mesaj/yorum
Bu bölüm ile ilgili henüz mesaj/yorum/haber gönderilmedi.